Lehvel Hadis / İslam’da Müzik-Şarkı Üzerine Bir Deneme

İnsanlar içinden öylesi vardır ki, (yaptığı işin vebali hakkında) bir bilgi sahibi olmaksızın, Allah’ın yolundan (ve Kitabını dinlemekten insanları) saptırsın ve onu (Allah’ın yolunu) bir eğlence (malzemesi) edinsin diye eğlendirici sözler (Lehvel Hadis) satın almaktadır. İşte sana! Onlar, alçaltıcı pek büyük bir azap, sadece onlar içindir. (Lokman Suresi, 6. Ayet-i Celile) [1]

Bu ayetler Nadr b. Hâris hakkında inmiştir. Peygamber Efendimiz(sav) Kureyş’e Allah’ın ayetlerini okuyup onları hayrette bıraktıkça, bundan gocunan Nadr b. Hâris, özel olarak Acem masallarıyla dolu kitaplar satın aldı. “Muhammed size Ad ve Semud kavminin haberlerini okuyorsa, ben de size Rüstem ve İsfendiyar hikayelerini anlatıyorum!” diyordu. İnsanların İslam’ın çağrısına bile kulak vermesine dayanamıyordu. Onları Kuran dinlemekten meşgul etmek için de, çalgıcı cariyeler satın alıyor ve onlara şarkı söyletiyordu. İslam’a ısınan birileri olursa, onlara bu cariyeleri gönderiyor, ahlaklarının bozulması için uğraşıyor ve bu şekilde insanları dinden engellemeye çalışıyordu.

Bu sebeb-i nuzûlü esas alan müfessirlerin(tefsir âlimi) beyanına göre;

1) Eski medeniyetlere ait yalanlarla dolu masal, roman ve efsane kitapları

2) Güldürü içerikli gösteriler

3) İslam’a aykırılıklar barındıran şarkı, türkü, piyes, film, dizi türünden her türlü oyun ve eğlence bu ayette kötülenen Lehvel Hadis‘e dahildir.

Lehvel Hadisi “şarkı, türkü”; onu satın alanları ise “çalgı aletlerini Kuran’a tercih edenler” olarak tefsir edenler Abdullah İbni Abbas (ra) ve Abdullah İbni Mesud (ra) gibi dev sahabelerdir. Efendimiz(sav) İbni Abbas(ra) için “Allah’ım dinde onu fakih(yüksek anlayış sahibi) kıl ve O’na tevili(ayetleri yorumlayabilme) öğret.” diyerek duada bulunmuşlardır. Kendisi, İslam Hukukunda meşhur otoritelerden olan “Âbâdile” diye bilinen dört büyük Abdullah’dan biridir. Abdullah İbni Mesud (ra) ise Ashabı Suffadan ve en âlim sahabelerdendir. Bu iki dev sahabe bu görüşü Allah’a üç defa yemin ederek tekrarlamışlardır. (Hâzin, Nesefi, Beyzâvi, Alûsi) [1]

Yine Tabiin’in en büyüklerinden olan Hasan-ı Basri (ra) da aynı görüştedir.

Bu ayeti kerimenin tefsiri üzerinde birazcık düşünecek olursak, ne kadar büyük bir tehlikeyle karşı karşıya olduğumuz anlaşılacaktır. Şayet Lehvel Hadis tüm bu dizi, filmler, dünya-ahiretimize fayda vermeyen açık oturumlar, gösterişli afişler-reklamlar, tiyatrolar, piyesler, sosyal medya VE sevinçte de hüzünde de kulaklıklara sarılıp kendimizi kaptırdığımız müzik ise; ve bunu satın almaktan maksat, tüm bunları Kuran’a tercih ettiğimiz her bir vakit ise, hüsrandayız demektir. Çünkü ayeti kerimenin devamında, “Alçaltıcı pek büyük bir azap vardır.” buyuruluyor. Büyük bir azap vaadiyle karşı karşıya milyonlarca Müslüman…

Bu ayeti kerimenin iniş sebebi olarak Nadr b. Hâris adlı kafirin amacının insanları Kuran’ı dinlemekten men etmek olması ayrıca düşündürücüdür, hayret edilesidir. Zira günümüzde de tüm bu uğraşları keşfedenlerin amacı, Nadr b. Hâris’in amacıyla tıpa tıp aynıdır. “Entertainment” adıyla anılan sektördeki faaliyetler gayrimüslimler tarafından icat edilmiş, geliştirilmiş, günümüz şekline getirilmiştir. Her sene milyarlarca dolar bu sektörün gelişimine ve reklamının yapılmasına harcanıyor.[2] Kişiye özel müzik listeleri sağlayan uygulamalar[3], İnternette tıkladığınız birkaç tercih ile sizi ailenizden bile iyi tanıyan ve buna göre karşınıza haber-reklam çıkaran algoritmalar[4], bu algoritmaları kullanan milyar dolarlık medya şirketleri ve o şirketlerin reklamlarını yapmak için kurulan uluslararası platformlar… Sayın sayabildiğiniz kadar…

Tüm bu kurulan düzenin, kendi çaplarında oluşturdukları bu yapay dünyanın sinsi mimarları; Müslümanların elinden Kuran’ı çekip alarak, Çanakkale’de ulaşamadıkları zafere kavuşmak için uğraşan, Churchill gibi adamlardır. Lokman Suresi’ndeki o ayeti kerimenin tezahürü olan bu adamlar, şimdinin Nadr b. Hârisleridir. Müslümanlar olarak bizim takınmamız gereken tavır ise o zamanın Müslümanları ne yaptıysa araştırıp bulmak, bugünün hilelerine o şekilde direnip karşı koymaktır.

Bu sebep-sonuçlu, akla hitap eden izahlar bir yana, yalnızca Kuran’a ve Kuran’da uzmanlaşmış alimlere inanmak ve güvenmek ile -haberimiz olmasa dahi- kurulan bu oyunları bozan ilk kişiler biz oluruz. İslam milletini, Kitabından uzaklaştırmak için Lehvel Hadis olarak uydurdukları Eğlence Sektörüne önce Kur’an-ı Kerim yasakladığı için kanmayacağız. Ve, kendilerinden başka diğer tüm milletlere köle gözüyle bakan bu küresel efendilere(!) aklımız mantığımızla da baş kaldıracağız. Yeniden Kur’an ve Sünnet’e döneceğiz.

Dönelim. Resulullah(sav)’in bu hususta birçok hadisi şerifi vardır:

“Ümmetimden bir takım kavimler olacak, zinayı, ipeği, şarabı, çalgıyı helal sayacaklar. (Buhari, Eşribe, 6)

“Sizden birinizin içinin gözle görülür şekilde cerahatle doldurulmuş olması, o kişi hakkında, içinin (kötü) şiir ve türkü ile doldurulmuş olmasından daha hayırlıdır.”

“Çalgı dinlemek günahtır, o mecliste oturmak fasıklıktır, o çalgı ile lezzetlenmek küfürdür.” (İbni Abidin, Reddül Muhtar) (Burada küfür ile günahın büyüklüğü anlatılmaktadır, ya da haramı helal sayarak yaparsa, dinden çıkacağını beyan etmektedir.)

“Çalgıları ve domuz eti yemeyi yasaklamakla emrolundum.” (Ahmed Şemseddin İbni Kemal, 40 Hadis)

“Sesini yükselterek şarkı/türkü söyleyen bir kimseye Allahu Teala iki şeytan gönderir. Bu şeytanlardan biri onun şu omzuna diğeri de öbür omzuna otururlar. Bu şeytanlar o kimse susuncaya kadar ona ayaklarıyla vurur/onu deprendirirler.” (İmamı Kurtubi, El Câmiu li Ahkâmil Kur’an)

Nâfi’den rivâyet edilmiştir: “İbn Ömer bir gün zurna sesi işitti. Parmaklarıyla kulaklarını tıkayarak yoldan çekildi ve “Ey Nâfi, bir şey işitiyor musun?” dedi. Ben “Hayır” dedim. Bunun üzerine parmaklarını kulaklarından kaldırdı ve “Ben Peygamber (sav) ile beraberdim. Bunun gibi bir şey işitti ve aynen böyle yaptı.dedi. (Ebû Dâvûd, Edeb, 60, Beyhakî, Sünen, X)

Suyun baklayı yeşerttiği gibi, gına (şarkı vs.) kalpte nifakı yeşertir.(Ahmed Ziyaüddin Gümüşhanevi, Ramuz el-Ehadis, Gonca yayınevi, c.1, sahife 225, hadis no: 12 (Ravi: Hz. İbni Mes’ud (ra))

Kuran’ı Kerim’i bırakıp da cahilâne çalgı türkülerle meşgul olanlar ahiret gününde Resulullah(sav) ve Kur’an-ı Kerim tarafından Mevla’ya şikayet olunacaklardır. Furkan sûresi 30. ayeti bunu beyan etmektedir: “Ve Peygamber dedi ki: Ya Rabbi! Şüphe yok benim kavmim bu Kuran’ı metruk (terk edilmiş) kıldı.”

Bir gün gelecek Kur’an yeryüzünden kaldırılacak. Geldiği yere dönecek. Arı kovanında uğuldadığı gibi inleyecek, Mevla ona halinden sorduğunda: “Okunuluyorum ve fakat benimle amel edilmiyor.” diye cevap verecektir.

Kabul görmüş meşhur tefsirlere biraz daha eğilecek olursak;

Beyzavi’nin beyanına göre, Lehvel Hadis; insanı layık olan ibadeti eda etmekten men eden asılsız haber, yalan sözler ve insanı güldürecek oyunlardır. Şu halde insanı ibadetten ayıran tavla, dama, iskambil gibi oyunların hepsi Lehvel Hadise dahildir. Bunları seçip de ibadeti terk edenlerin ayete göre alçaltıcı azaba müstehak olacakları anlaşılmaktadır.

Medarik tefsirine göre ise Lehvel Hadis’ten maksat “Teganni”dir.(Şarkı söylemek) Şu halde bilimum çalgılar, türküler bu ayeti kerimeye dahildir. Çünkü bunların hepsi Allah rızasına uygun amelleri işlemekten men eder. Bu gibi şeyler kalbi fesada, malı telefe uğratan ve Mevla’nın gazabını çeken kötü fiilerdendir.[5]

Bir sonraki ayet şu şekilde devam etmektedir:

“Ve ona karşı ayetlerimiz okunduğu vakit sanki onu hiç işitmemiş, sanki iki kulağında sağırlık varmış gibi böbürlenerek ensesini döner. Artık onu pek acıklı bir azap ile müjdele!” (Lokman suresi 7. Ayet-i Celile)

Bu nakillerden anlaşılıyor ki, İslam insana yüklediği kulluk vazifesine her şeyden çok önem vermiş, bu vazifesinden onu alıkoyan en ufak bir işi şiddetle kınamıştır. Nitekim İmam-ı Rabbani Hz, “Saliha Hanıma Yazılan Mektup” isimli 10 küsûr sayfalık mektubunda:

“Asıl makbul olan kul, sırf Allah’ın emri olduğu için Allah’ın emrine yapışan kuldur..Farsça ibarelerle yazılan fıkıh kitaplarından birine sahip olmanız yerinde olur..(Şeyh Sâdi’nin) Gülistan’ı ve benzeri kitaplar, bu Farsça olan fıkıh kitapları yanında fuzuli şeylere dahildir. Hatta zaruri işlere nisbetle mâlâyâniden(faydasız, boş işlerden) sayılır. Kişi, dînen muhtaç olan şeyleri gerekli saymalı, ondan gerisine ise hiç iltifat etmemelidir.” buyurmaktadır.

Burada İmamı Rabbani Hz.’nin öğüt verici, düşündürücü İslamî kitaplardan olan “Gülistan” kitabını dahi eleştirmesi, okunacak fıkıh kitaplarının yanında onu lüzumsuz sayması ve kerih görmesi dikkat çekicidir. Buraya kadar anlatılanlardan, halimizi umutsuz vaka olarak görmüş olabiliriz, lakin İmamı Rabbani Hz, Saliha Hanım’a yazdığı o uzun mektubunun sonunda şöyle buyuruyor:

“Bugün bu anlattıklarımı yapmanızın çok zor olduğunu biliyorum. Zira önünüzde pek çok engel var. Ayrıca bağlı olduğunuz adet ve gelenekler de buna izin vermemektedir. Yine, içinde bulunduğunuz çevrenin taassubundan da etkilendiğinizi biliyorum. Fakat bütün bunlar şeriata aykırı olan şeylerdir. Şeriat, nefsi emmâre’den beslenen bu töreleri kaldırmak için gelmiştir. Şu var ki zikre ve şartlarına uygun olarak beş vakit namaza devam ederseniz, Allah’ın yardımıyla bunları başaracağınızı ve haram-helal konusunda daha titiz olacağınızı umuyorum. İnşallah bu anlattıklarımın güzelliğini fark eder, rağbet gösterirsiniz.

Ulaşan, kadrinden fazla devlete kavuşmuş olur,

Ulaşamayan ise kaçırdığına yanar ki bu ona yeter.

Kavuşamadığı bir yana, kavuşamadığına üzülmeyen, pişman olup hatasını telafi etmeyen kimselerin halinden Allah’a sığınırız. Bunlar, olsa olsa başlarını kulluk halkasından, ayaklarını kulluk bağından çıkarmış cahil ve inatçı kimseler olabilir. ” [6]

İmamı Rabbani Hz. âhir zamanın fitneleriyle bu denli gaflete dalmış biz Müslümanlara asırlar öncesinden, Saliha bir hanım vasıtasıyla, işte böyle sesleniyor.

Muvaffakiyet ancak Allah’ın yardımıyladır. Selam, hidâyete tâbi olanların üzerine olsun…


Kaynakça

[1]Kur’an-ı Mecid Tefsiri, Lokman Suresi

[2] https://www.google.com/amp/s/webrazzi.com/2017/01/21/abdde-video-oyun-endustrisi-304-milyar-dolar-gelir-kaydetti/amp

[3] https://www.google.com/amp/s/webrazzi.com/2018/08/08/43-milyar-dolarlik-muzik-sektorunde-muzisyenlerin-payi-yuzde-12/amp

[4] https://www.google.com/amp/s/digitalage.com.tr/yapay-zeka-seni-senden-daha-iyi-taniyor/amp/

[5]Sohbetler, Mahmud Ustaosmanoğlu, Cilt 1

[6]Mektubat-ı Rabbani, Yasin yayınevi, 2. Cilt, 17. Mektup